Güncel Bursa

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Yasalarımızda bir ilin valisine yöneticisine bu tür küfürlerin karşılığı belli”

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN, “SİZ BİR VALİYE İT DERSENİZ, BUNU KİMSE YEMEZ. BENDE CUMHURBAŞKANI OLARAK VALİME SAHİP ÇIKMAK DURUMUNDAYIM, ONU YEDİRTMEM. YASALARIMIZDA BİR İLİN VALİSİNE YÖNETİCİSİNE BU TÜR KÜFÜRLERİN KARŞILIĞI ORALARDA BELLİ, KAÇ YILDAN KAÇ YILA, BU BELLİ. BU TÜR YARGI SÜRECİ İÇERİSİNDE BELLİ BİR SÜREYİ AŞAN CEZAYI ALIRSA BU DÜŞECEKTİR. O SÜREYİ AŞMAZSA GÖREVİNE DEVAM EDER” DEDİ.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Yasalarımızda bir ilin valisine yöneticisine bu tür küfürlerin karşılığı belli”
6 views
20 Haziran 2019 - 23:24

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Siz bir valiye it derseniz, bunu kimse yemez. Bende cumhurbaşkanı olarak valime sahiplenmek durumundayım, onu yedirtmem. Yasalarımızda bir ilin valisine yöneticisine bu tür küfürlerin karşılığı oralarda belli, kaç yıldan kaç yıla, bu belli. Bu tür yargı süreci içinde belli bir süreyi aşan cezayı alırsa bu düşecektir. O süreyi aşmazsa görevine devam eder” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahmet Hakan, Işıl Açıkkar ve Salih Nayman moderatörlüğündeki toplumsal medya ve tv ortak yayınına katıldı. Canlı yayında soruları cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordu’da yaşanmış olan vakayla ilgili, “Hukuki durum her neyse bu küfrün karşılığı her neyse bununla ilgili olarak sayın valimiz kendisine meydana getirilen küfürle ilgili bu savcılığa taşıma kararlılığında. Burada sonucu kim verecek, yargı. Yargı bu mevzuyla ilgili olarak bu ülkenin valisine bir it demenin ne işe yaradığını yasal olarak verecek olan merciidir. Yasalarımızda bir ilin valisine yöneticisine bu tür küfürlerin karşılığı oralarda belli, kaç yıldan kaç yıla, bu belli. Ben İstanbul Büyükşehir Belediye başkanıydım. Bu daha seçilmeden yapmış oldu. Ben İBB başkanıyken okuduğum şiir sebebiyle mahkum oldum. Bu mahkumiyetimle belediye başkanlığım elimden aldılar. Bu ise daha hemen hemen belediye başkanı olmadı, bir ilin valisine küfrediyor, ben etmedim. Devletin resmi gösterim organlarında yer edinen şiir okudum, bundan dolayı 10 ay mahkumiyet aldım. Elimden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını aldılar. Bana orada bir sual sordun, ‘sizin yerinize gelecek olana kefil misin’ dedin. Bende dedim ki, siyasette babam bile olsa kefil olmam, fakat ekonomik olarak gücüm neye yeterse ona kefil olurum dediler. Bu kadar mühim bir durum söz mevzusu, şundan dolayı siz vali demek cumhurbaşkanını o ildeki vekili anlamına gelir. Milletin o ildeki vekili anlamına gelir. Siz bir valiye it derseniz, bunu kimse yemez. Bende cumhurbaşkanı olarak valime sahiplenmek durumundayım, onu yedirtmem” dedi.

“Bunların en iyi bilmiş olduğu iki şey idrak operasyonu yapmak ve mağduriyet yapmak”

“Polislerimize tarafındaki bir başkanı adiler diye hitap ediyor. Buranın başına geçersen bunlar senin koruman olacak, sen bunlara onursuz diyorsun” diyen Erdoğan, “Bunların en iyi bilmiş olduğu iki şey idrak operasyonu yapmak ve mağduriyet yapmak. Valiye sövgü edecek, polisin üstüne yürüyeceksin sonrasında mağdur edebiyatı yapacaksın böyle bir durum olması imkansız. Benim orada yapması imkansız diye bir şey demedim, yargı böyle bir durum vermesi halinde bu düşer. Hele hele bir mevzu var ki o da şudur. Biliyorsunuz ki bilhassa bu tür yargı süreci içinde belli bir süreyi aşan cezayı alırsa bu düşecektir. O süreyi aşmazsa görevine devam eder. Seçildikten sonrasında valinin bilhassa savcılığa müracaatıyla başlayacaktır. Bu görevi dikkatsizlik değil, kötüye kullanmaktır. Bu göreve gelmeden yapmış olduğu için o cezayı almış olduğu takdirde, benim kanaatimdir, yargı da bu sonucu verirse, iyi mi benim düştüyse onunda düşer. Ben yaşadığımı söylüyorum. Bana bu cezayı şiir okuduğum için sürdüler. 4 yıl 6 ay benzer biçimde bir süre geçmişti, düştü. Benden sonrasında seçim yapılmış oldu ve o seçimle bir başka arkadaşımız başkan seçildi. Bilhassa valime yapılanın görsel kayıtları, yazılı kayıtları var mı? Tüm kayıtları gördük. Bir cumhurbaşkanı olarak siz valinizin izzetini korumayacak mısınız, haiz çıkmayacak mısınız? Bırakamayız. Burada sahiplenmek bizim öncelikli görevimiz arasındadır” dedi.

“Bir kişinin benzemez değil, zihniyet olarak benzemesidir”

Sisi’ye mi oy vereceksiniz Binali Yıldırım’a mı diye konuşmasının sorulması üstüne açıklamada bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mursi içeriye alındıktan kısa bir süre sonrasında benimle ilgili CHP trolleri şu başlıkları attılar. Erdoğan’ın akıbeti Mursi benzer biçimde olacak dediler. Şimdide aynı şekilde Mursi’yi adeta orada 20-25 dakika çırpınırken, en küçük müdahale olmadığı halde bu troller devreye girdiler Erdoğan’ın akıbeti de aynen Mursi benzer biçimde olacak dediler. Yüzlerce tweetler atıldı. Benim Pazar günüyle ilgili bir zihniyet çatışmasında bir yanda Sisi taraftarları var zihniyet olarak. Bunlar Erdoğan’ı oraya oturtuyorlar. Bir yanda da Binali beyin durumu var, benim belediye başkanı adayım olarak ilerde Mursi zihniyetini temsil etmiş oluyorlar. Bu şekilde bir anlayışla Pazar günü seçime gidiyoruz. Bundan ilkin 31 Mart seçimlerinde Yunan gazeteleri iyi mi devreye girdiler. Tüm bunlar zihniyet çatışmasının ortaya çıkışıdır. Bir kişinin benzemez değil, zihniyet olarak benzemesidir. Bizimde buradaki ifademiz bir tek buna yöneliktir. Bu incelikleri ciddi manada ayrıştıralım ki işi bir yere vardıralım. Batı basının Almanya, Fransa Erdoğan’a niye saldırıyor. Bu zihniyet değil mi, zihniyet meselesinden dolayı saldırıyor. Alman medyasının devamlı olarak saldırılarının arkasından PKK, FETÖ DHCKP-C var. Tüm bunlar ciddi manada neyi nereye oturduğunu görmek bakımından oldukça oldukça manidardır” dedi.

“Ben yayını beğenmedim, yayında objektif bir yönetim anlayışı yoktu”

Ortak yayına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben yayını beğenmedim. Bir kere yayında objektif bir yönetim anlayışı yoktu. Burada dakikalardan sual soruş şekillerine varıncaya kadar ciddi bir tarafgirlik söz mevzusuydu. Bu tarafgirlikle kalmayıp sonradan sual soruş şekillerinde bile bazı tarafgirlikler oldukça somut ortaya çıkıyordu. CHP adayına başkan, Yıldırım başkan talibi diye hitap etmesi dikkatlerden kaçmadı. Canlı gösterim süresince konuşma süresinde eşitsizlik göze çarpıyor. İki adayın konuşma sürelere bakılınca, buna oldukça dikkat edeceğim, her iki adaya dikkatle denetim edeceğim demesine karşın dikkat edilmemiştir. Sayın Yıldırım’a tüm süre içinde 4 dakika daha azca süre verildi. Fazlaca garip bir şey, sayın yıldırımın sözleri bazen kesilmiş, rakibinin ise bu şekilde bir sıkıntısı olmamıştır. Yaptığımız tespitler şu, sayıları göstererek bilhassa 10 kez CHP adayının müdahale uğradığını görüyoruz, fakat yıldırımın 26 kes kesildi. Bir bu şekilde bir moderatörün olduğu konuşmacılar ne kadar fazla kesilirse oradaki iradesini yada sunumunu o denli kaybeder o akış ortadan kalkar. Burada da bunu maalesef yaşadık, gördük” şeklinde konuştu.

“Tamamen sual çalma sanatıdır, bu tamamen FETÖ’nün işidir”

Moderatör İsmail Küçükkaya ile CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayıyla görüşmesine ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”Bilhassa bazı şeyleri anladık. Bilgilerde aktı. O akşam orada da bunu tespit ettik. 3 gün ilkin Marmara etapta moderatörün CHP adayıyla bir araya gelmesi. 45 dakika bunların görüşmesi var. Görüşmede tüm doneler ne tür sorular sorulacak, tamamen sual çalma sanatıdır, bu tamamen FETÖ’nün işidir. O akşam program esnasında CHP adayının yanında kutucuklar var, bu kutucukların üstünden sual başlıkları var. Bu mevzu başlıklarına bakılırsa de kutucuklarda gösterdiği kartonlar var. Fazlaca ilginçtir moderatör soruyor, sonrasında da oradan başlıklara bakılırsa o karton çıkartılıyor, o gösteriliyor. Bu denli hırsızlık olur mu? Böylede oldukça doğru adil bir moderatörlük yaptım iyi mi diyeceksin? Bunlar dersi 45 dakika çalıştılar. O kutucukların hepsinin resimlerin aldık, bunlar iyi mi hazırlandı. Bu adil bir münakaşa olmadı. Nitekim adil olmaktan çıktı hem siyasal hem etik değerlere ters bir münakaşa haline geldi. Ben sayın Dündar’la Baykal döneminde münakaşa olmuştu. Her iki danışmanlar görüşmeler yapmış oldu, ondan sonrasında programa çıktık, oldukça daha güzel bir münakaşa oldu. Güzel değerlendirmeler yapılmış oldu buna benzer negatif şeyler olmadı. Moderatör mademki görüşmemiş ne soracağı belli olabilir mi? Moderatör sürpriz bir soruyla karşınıza çıkabilir. Bu bir moderatör olarak kendisini tamamlamıştır. Bana soruldu ben değişik adlar vermiştim. Herhalde bu adlar makul karşılanmadı. O akşamki irdelemenin hasılasını Pazar günü sandıklarda göreceğiz. İster buralarda hırsızlık olsun, o şekilde ya da bu şekilde bu netice kendini açık ve net gösterecek. Görüşme yapması CHP adayının ne kadar sorumsuz bulunduğunu gösterdi” diye konuştu.

“Trump ve Hilary Clinton tartışması benzer biçimde bir program olsun istedik”

Beraberce deneyimden dolayı münakaşaya girebileceğini söyleyerek konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İdeolojik yaklaşımlar bu tür tartışmaları bozuyor. İdeolojik yaklaşımdan ayrıştırılmış bir münakaşa olacak mı? Ben yeni bu sürecin içindeydim, sayın Baykal benden oldukça deneyimli olmasına karşın o tartışmayı yaptık. Bugünde yarında belirli bir deneyime haiz bir önder olarak ben hep beraberce bu tür tartışmalar girerim. Tüm sorun moderatör vakasındaki neticedir. Bu şekilde bir durum olmamış olsa, biz bu şekilde emek harcama yaparken dünyada oluyor mu diye inceledik. Bu tür tartışmada ABD’daki son olarak Trump ve Hilary Clinton tartışmasını aldık. Danışmanıma da mahir beye de buradan hareketle bu şekilde bir münakaşa olsun dedik. Hazırlıklar bu şekilde yapılmış oldu fakat bu şekilde olmadı” dedi.

“Sayıştay bu şekilde bir tespit yapmadık diyor. Beylikdüzü’nde yaptıklarını Sayıştay kendisi deklare etti”

CHP adayının açıklamış olduğu Sayıştay raporuyla ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul bayağı bir kent değil, İstanbul benim dönemimde 8-8,5 milyon nüfusa sahipti, şu anda 15 milyon nüfusa haiz. Bu şehrin alt yapısı, üst yapısı 1994-199 içinde maliyetler belirli bir fiyattaysa bu şuanda aynı bedele bu tarz şeyleri çıkartmanız mümkün değil. Buradaki yatırımın karşılık ve maliyetleri o günden bugüne artmıştır. Altyapı noktasında yapılması gerekenlerde oldukça daha değişik bir halde arttı. İBB aldığımızda kavşak, alt geçitler yoktu. Biz göreve ulaştıktan sonra alt yapılar başladı, kavşak düzenlemeleri, alt geçitler yapmış oldu. Benim vazife dönemimde metrobüs diye bir şey yoktu. Ben geldiğimde ikarüsler vardı, dökülüyordu. Mazotlu bezlerle temizlenir, içeriye girince o mazot kokusundan durulmazdı. İETT arkadaşlara dedim ki bu milletimize yakışma dedim. gelin Mercedes, Man, BMC alalım dedim. halkımıza yakışanı yapalım dedik. Benden sonrasında dostlarım daha ileri gittiler, metrobüs sistemini kurdular. Bununda en güzel tarafı oldukça seri yapılabiliyor. Metroyu yapmayı kolay iş değil, hafifçe metro kolay fakat öteki metro hem süre alan hem maliyetleri oldukça yüksek. Bizim her tür metro yatırımı şu anda İstanbul’da var. Bu tarz şeyleri icra eden AK Parti belediyeciliği. Üsküdar’dan girip Çekmeköy’e kadar geliyorsunuz. Vatman falan yok uzaktan kumandayla gidiyor. İstanbul buna erişen müstesna illerden bir tanesi. Kadıköy’den kartal civarına kadar oraya da metro sistemi kuruldu. Şimdi aynı şekilde Mecidiyeköy’den havalimanına kadar bu sistem kuruluyor. Tüm bu tarz şeyleri israf bilmiş olduğu kalemlerle meydana getirilen yatırımlar. Sayıştay bu şekilde bir tespit yapmadık diyor. Beylikdüzü’nde yaptıklarını Sayıştay kendisi deklare etti. Yalan üstüne bu işler binaya girmez. Belediyecilikte bu tür yalanlara başvurmanın faydası yok” ifadelerini kullandı.

REKLAM ALANI

(336x280px)

Anasayfa Sağ Bloka Esnek veya Sabit ölçülerde SINIRSIZ reklam alanını şablon olarak ekleyebilirsiniz. Şuan örnek olarak sadece 2 reklam kullanıldı.

Guncelbursa.com İHA Abonesidir. İhlal bildirimleri için abuse@guncelbursa.com - Alt Yapı: Yel Medya